
Öç almak için aylak bir balık dikilmiş karşıma. Günlerce ona yaptığım işkencenin hesabını soruyor; önce onu bir fanusa hapsedip, daha sonra öldüğünde günlerce bedeninin suda sırtüstü uzanışını bitmek bilmeyen bir sabrın iştahıyla geçip karşısına izlediğim için. Düşmanının yutmasını engellemek için karnını suyla doldurup şişiren kirpi balığının karnındaki suyla vaftiz ettim bu masum balığı. Aynaya her baktığımda, arkamda görünen bu balığın fanustan atlayarak intihar edişine şahit oluyorum; özgür doğup, tutsak edilen bu zavallının tanrısıyım bir süreliğine. Ammonit fosilinin sert kabuğu milyonlarca yıl iz bırakır ya kayada; işte bu zavallı, birkaç hafta kokularıyla iz bırakmıştı odamda. Aslına sadık bırakmadığım için utanıyor sahibinden. Zehir oku fırlatan kurbağanın en küçük zerresiyle dahi intikam almak istiyor gözleriyle. İçerlemeseydi zavallı nasıl da kusardı bana öfkesini. İçten içe sessizlik içinde bir öç ondaki. Azad etmemenin verdiği ayrıcalık tatmin ediyorsa tanrısını; ahdım olsun ki, senin bana iğretiliğinin yüzlerce katını besleyeceğim kendime.

2 yorum:
neyin intikamını alıyor kendinden?
neden kendisiyle bu kadar kavgalı?
...
Fanusa sıkıştırılmış bir hayat onlarınkiside.Zevklerimiz uğruna hapsettik onlarıda tıpkı kendimiz gibi dört duvara.Öç almak şimdi kime,niye olsun..
Yaptığın yoruma sağol,inanmıyor..ümitsizliğe düşüyordum zaman zaman.Artık anlaşılamıyor/um-/uz diye..
Karşılıklı konuşulurda bitince kelimelerin karşı taraf anlıyorum der ya(halbuki hissedemez bile) onun gibi olmuyacak şimdi kullanacağım kelime:Anlıyorum maldoror.
Kendini yalnız hissetmemen adına iyi geldiyse ne mutlu!
Yorum Gönder